Hava Durumu

#İzmit Körfezi

TOURISMJOURNAL - İzmit Körfezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmit Körfezi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Marmara Denizi’nde Müsilaj Kabusu Yayılıyor Haber

Marmara Denizi’nde Müsilaj Kabusu Yayılıyor

BALIKESİR (İHA) - Marmara Denizi’nde yeniden ortaya çıkan müsilaj, 23 Ekim 2024’te Erdek Körfezi’nde görülmesinden sonra hızla yayılarak 5 Aralık’ta İzmit Körfezi’ni, 19 Aralık’ta ise Kuzey Ege kıyılarını etkiledi. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, müsilajın 3-25 metre derinliklerde denizi sardığını ve baharda yüzeye çıkma ihtimalinin yüksek olduğunu ifade etti. "Deniz dibine çökmeye başlayan müsilaj, pinalar, deniz çayırları, süngerler ve mercanlar gibi canlı gruplarını tehdit etmeye başladığı gibi balıkçıların attıkları ağı çekemez hale gelmesine neden olmaya başlamıştır" diyen Sarı, bu durumun deniz ekosistemini ve balıkçılığı tehdit ettiğini belirtti. Müsilaj, deniz kirliliği, durağan deniz şartları ve artan su sıcaklığı gibi faktörlerin etkisiyle oluşuyor. Prof. Dr. Sarı, Marmara Denizi’ndeki atık yönetiminin eksikliklerine dikkat çekerek deniz kirliliğinin azaltılması gerektiğini söyledi. Marmara Denizi Eylem Planı kapsamında alınan önlemlerin yetersiz olduğunu belirten Sarı, ileri biyolojik arıtma oranının son üç yılda sadece yüzde 0,7 artırılabildiğini açıkladı. Sarı, orijinal akıntı sistemlerine dayandırılan bazı bilimsel değerlendirmeler yüzünden yıllar boyu tüm atıkların derin deşarjla denize boca edilmesinin yanlış olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Sarı, merkezi ve yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve bireylerin iş birliği yaparak sanayi atıklarının kontrol altına alınması gerektiğini belirtti. "Marmara Denizi’nin kirlilik yükünü azaltmak için acilen sanayi kuruluşlarının atık deşarjı akarsuların debisine göre yeniden düzenlenmeli, akarsuların zehir kanalına dönüşmesine neden olan sanayi atıkları denetimle engellenmeli, çalışmayan atık arıtma tesisleri çalışır hale gelmeli, denize çamur dökülmesi önlenmeli, ulusal düzeyde vatandaşların denize yardım etmesini sağlayacak kampanyalar başlatılmalı, Marmara Denizi balıkçılığı müsilaj dikkate alınarak yeniden düzenlenmeli ve müsilajdan zarar görecek sektörler için acilen sigorta sistemleri geliştirilmelidir" diyerek sözlerini tamamladı.

Pusula denizanalarının çoğalmasında müsilajın rolü büyük Haber

Pusula denizanalarının çoğalmasında müsilajın rolü büyük

Okyar, su altı görüntüleme yönetmeni ve belgesel yapımcısı Tahsin Ceylan'ın, İzmit Körfezi'nde yaptığı dalışta kayda aldığı pusula denizanaları hakkında, AA muhabirine açıklamalarda bulundu. Atlantik kökenli olan pusula denizanasının Akdeniz ve Ege Denizi'nde de görülen bir tür olduğunu anlatan Okyar, bu türün Marmara'da ilk kez 2000 yılında Erdek Körfezi'nde, o tarihten sonra da Marmara Denizi'nde özellikle kıyısal alanlarda gözlendiğini kaydetti. Marmara Denizi'nde 2000 yılından itibaren başta denizanaları olmak üzere çeşitli çalışmaları olduğunu anımsatan Okyar, "Pusula denizanasının sayılarında Marmara Denizi'nde ilk kez 2007-2008 yılında gözlenen müsilaj olayından sonra artış yaşandığını gözlemledik. Marmara Denizi'nde özellikle güney kıyılarında, Erdek Körfezi'nde ayrıca Çanakkale Boğazı girişi ile İstanbul Boğazı civarları ve İzmit Körfezi'nde o süreçte çok yoğun olarak görüldü. Sonraki yıllarda bu türün artışını fazla görmedik. Marmara Denizi'nde kıyısal alanlarda tek tük görülüyordu. 2021 yılında meydana gelen müsilaj olayından sonra bu yıl da pusula denizanalarının sayısında artış meydana geldi." diye konuştu. "Zehri diğer denizanalarına göre daha etkili" Pusula denizanalarının orta derecede zehir etkisine sahip ve Marmara Denizi'nde rastlanan diğer denizanalarına göre daha yakıcı bir tür olduğunu aktaran Okyar, "Zehri diğer denizanalarına göre daha etkili. Temas ettiğinde insana acı yaşatıyor. Bu sebeple temastan kaçınılmalı." uyarısında bulundu. Dünyada daha zehirli, öldürücü denizanası türlerinin mevcut olduğunu ancak pusula denizanasının öldürücü bir tür olmadığını kaydeden Okyar, şu bilgileri aktardı: "Tüm denizanalarında olduğu gibi bu türde de düşmanlarından korunmak ve avlarını yakalamaya yarayan mikroskobik organ olan yakıcı kapsüller bulunur. Yakıcı hücreler tentakül dediğimiz dokunaçlarda ve vücudunun etrafında yer alır. Yakıcı hücrelerin insana teması ile görülen etkileri, yanma ve kaşınmadır. Bu denizanasının değdiği yerde biraz acı veren, kaşınan isilikler oluşur. Fakat alerjik bünyeli insanlarda bu zehrin etkisi daha kuvvetli olabilir. Ayrıca göz, burun ve ağız çevresi gibi hassas bölgelerin temasından da kaçınılmalıdır. Temas edilen yere hiçbir şekilde tatlı su değdirilmemelidir. Denizanalarının zehirli hücreleri, temas esnasında vücuda yapıştığından ve bu parçalarda deşarj olmamış hücreler bulunabileceğinden ilk yıkamadan sonra temas edilen bölge, kredi kartı veya banka kartı gibi sert bir materyal ile yumuşak bir şekilde taranarak zehirli hücrelerin vücuttan çıktığına emin olunması lazım." "Tatlı su zehrin daha aktif bir duruma gelmesini sağlar" Tedavi noktasında en önemli hususun tatlı su ile yıkamadan kaçınmak olduğunu vurgulayan Okyar, "Tatlı su ve duş zehrin daha aktif bir duruma gelmesini sağlar. Bu sebeple ilk tedaviden sonra temas edilen bölgeye amonyak veya sirke dökülebilir. Yanma ve kaşıntıyı almak için lokal anestezik madde içeren merhemler kullanılabilir." diye konuştu. "Ortamımıza renk kattı" Gölcük ilçesi Değirmendere Mahallesi Çınarlık mevkiinde yaptığı dalışta 10 metre derinlikte 2 pusula denizanasını görüntüleyen Ceylan ise, kayda aldığı pusula denizanasının birinin 30-35, diğerinin 20 santimetre civarında olduğunu belirtti. Ceylan, "Gölcük Değirmendere çalışmamızda sıkça karşımıza çıkan tür, büyüleyici görselliğiyle de ortamımıza renk kattı." dedi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.