Hava Durumu

#Van Gölü

TOURISMJOURNAL - Van Gölü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Van Gölü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Van’ın Tarihi Silueti Gece Görsel Şölen Sunuyor Haber

Van’ın Tarihi Silueti Gece Görsel Şölen Sunuyor

VAN (İHA) - Van’ın önemli turistik bölgeleri arasında yer alan Van Kalesi, Hoşap Kalesi ve Akdamar Adası, yapılan ışıklandırma çalışmaları sayesinde akşam saatlerinde bambaşka bir güzelliğe kavuştu. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde bulunan Van Kalesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Van Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen projeyle etkileyici bir şekilde aydınlatıldı. Van Gölü’nün kıyısında yükselen bu tarihi yapı, mezarları, Urartu dönemi kitabeleri ve kilisesiyle hem tarih hem de manzara tutkunlarının ilgisini çekiyor. Kitabelerinin Urartu dilinde yazılmış olması ise kaleyi aynı zamanda dilbilim açısından da önemli bir merkez haline getiriyor. HOŞAP KALESİ ŞATO GİBİ PARLIYOR Van-Hakkari kara yolunun 60. kilometresinde, sarp kayalıklar üzerine kurulu Hoşap Kalesi, gece ışıklandırmasıyla görenleri hayran bırakıyor. Dünya çapında şato planına sahip 17 kaleden biri olan bu etkileyici yapı, Osmanlı döneminden günümüze ihtişamını koruyarak gelmiş durumda. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen restorasyon çalışmaları kapsamında yapılan ışıklandırma, kaleyi adeta bir yıldız gibi parlatıyor. Akşam saatlerinde kilometrelerce uzaktan bile fark edilen kale, tarihi atmosferiyle yerli ve yabancı turistleri kendine çekiyor. AKDAMAR ADASI’NDA GECE MANZARASI BÜYÜLÜYOR Van Gölü’nün ortasında konumlanan Akdamar Adası, sahip olduğu tarihi Surp Haç Kilisesi ile büyük ilgi görmeye devam ediyor. 10. yüzyılda Ermeni Kralı I. Gagik tarafından inşa edilen kilise, tarih ve kültür meraklılarının vazgeçilmez ziyaret noktalarından biri. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Van Valiliği tarafından gerçekleştirilen güneş enerjisiyle çalışan aydınlatma sistemi, adanın gece görüntüsünü daha da etkileyici hale getirdi. Akşam saatlerinde ışıklandırılan kilise ve çevresi, adayı ziyaret edenler için unutulmaz bir atmosfer sunuyor.

Van Gölü’nün Çekilmesiyle Tarihi İskele Ortaya Çıktı Haber

Van Gölü’nün Çekilmesiyle Tarihi İskele Ortaya Çıktı

BİTLİS (İHA) - Bitlis’in Adilcevaz ilçesine bağlı Esenkıyı köyünde yaşanan kuraklık ve iklim değişikliği, Van Gölü'nün sahil şeridinde önemli değişimlere yol açtı. Suların çekilmesiyle, tarih boyunca bölgenin deniz ulaşımında kritik bir rol üstlenen asırlık Pargat İskelesi'nin kalıntıları ortaya çıktı. Van Gölü ile kuş cenneti Arin Gölü arasında adeta bir ada gibi konumlanan Esenkıyı köyü, geçmişte Van ve çevresine ulaşımı kolaylaştıran önemli bir geçiş noktasıydı. Yüzyıllar boyunca bölge halkı tarafından kullanılan iskele, karayolu ulaşımının gelişmesiyle işlevini kaybetmişti. Ancak, göldeki su seviyesinin düşmesiyle birlikte bu tarihi yapı yeniden görünür hale geldi. Esenkıyı köyü sakinlerinden Emrah Koçaklı, köylerinin tarih boyunca bölgenin ulaşımında kritik bir rol oynadığını belirterek, "Köyümüz, bölgenin ulaşımında beşiklik yapmış tarihi bir yerdir. Van’ın Erciş, Ağrı’nın Patnos, Muş’un Malazgirt ilçeleri ve Adilcevaz’a yakın bir noktadadır. Bu iskele sayesinde Van’a ulaşım sağlanıyormuş. Biz o dönemi görmedik ama büyüklerimiz hep böyle anlatırdı. Şimdi sular çekilince iskelenin kalıntıları ortaya çıktı. Bu iskele, bölgemizin tarihi ve kültürel mirasının bir parçası. Sular çekilince ortaya çıkan bu kalıntılar, gelecek nesillere aktarılmalı. Turizme kazandırılırsa, hem bölgemizin tanıtımına katkı sağlar hem de ekonomik anlamda fayda getirir" dedi.

Mavi Nefes Projesi ile 3 Yılda 225 Ton Atık Toplandı Haber

Mavi Nefes Projesi ile 3 Yılda 225 Ton Atık Toplandı

İSTANBUL (İHA) - Garanti BBVA'nın DenizTemiz Derneği/TURMEPA iş birliğiyle başlattığı "Mavi Nefes Projesi", deniz ekosisteminin korunması ve deniz kirliliğinin azaltılmasına yönelik önemli adımlar atmaya devam ediyor. Marmara Denizi'nde 2021 yılında başlayan proje, başta plastik atıklar olmak üzere deniz çöplerinin toplanmasına ve deniz ekosisteminin sağlıklı bir şekilde devam etmesine katkı sağlıyor. Eylül 2021 ile Ağustos 2024 arasında gerçekleştirilen projede 225 tondan fazla atık toplandı. Proje kapsamında, Tatvan'da faaliyet gösteren Ahtapot 6 teknesi, Van Gölü'nde 2024 yılı yaz döneminde 12 ton atık topladı. Ayrıca, Göcek'te faaliyet gösteren TURMEPA'nın 3 teknesi, 2023 yılında 2 bin 141 tekneden 579 bin 385 litre atık su toplayarak, deniz suyunun temiz kalmasına yardımcı oldu. Eğitim ayağında ise "Mavi Nefes" çevrimiçi eğitimleriyle 73 bin 460 öğrenciye ulaşıldı. Ayrıca, Mavi Dedektiflerle gerçekleştirilen etkinliklerde 403 öğrenciye çevre bilinci aşılandı. Bu sayede, çevre bilincini artırarak daha temiz denizler için farkındalık yaratılmaya çalışılıyor. ALINAN İKİ NEFESTEN BİRİ DENİZLERDEN  Proje, deniz ekosisteminin korunmasına yönelik bilimsel çalışmalar ve deniz çayırları gibi önemli deniz canlılarının korunması için de ciddi bir çaba harcıyor. Fethiye-Göcek bölgesinde gerçekleştirilen deniz çayırı ekim çalışmaları, başarılı sonuçlar veriyor ve bu çalışmalar, deniz ekosisteminin güçlendirilmesine önemli katkılar sağlıyor. Mavi Nefes Projesi çerçevesinde, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Ergün Taşkın tarafından yürütülen Fethiye Göcek Körfezi'ndeki "Koy ve Kıyılarda Deniz Çayırı Posidonia Oceanica Deniz Çayırlarının İzlenmesi, Korunması ve Ekimi Projesi" kısa sürede olumlu sonuçlar elde etti. Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde (ÖÇKB) yapılan araştırmalarda 1.545 deniz türü keşfedildi. Dokuz farklı istasyonda yapılan çalışmalarla Posidonia oceanica türünün yayılışı, özellikleri, izlenmesi ve transplantasyonu gerçekleştirildi. 6 Mayıs 2024 tarihinde ekimi yapılan Posidonia oceanica türünün, 6 Haziran 2024'te yapılan kontrollerde en az yüzde 70 oranında canlılık gösterdiği belirlendi. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Cem Dalyan’ın yürüttüğü "Saros Körfezi Deniz Çayırı ve Mercan Koruma, Ekimi ve İzleme Projesi" kapsamında ise, biyoçeşitliliğin izlenmesi ve önemli deniz türlerinin haritalanması amaçlandı. Bu doğrultuda, 1-10 Temmuz 2024 tarihleri arasında 19 farklı istasyonda 23 dalış yapıldı. Yapılan saha çalışmaları sırasında Saros Körfezi’nin çeşitli habitat tipleri belirlendi ve deniz çayırları, korallijen habitatlar, taş mercanlar gibi kritik habitatların haritaları çıkarıldı. Çalışmalar sonucunda, Saros Körfezi’nde toplamda 382 deniz türüne rastlandı.

Van Gölü’nde şu ana kadarki en büyük mikrobiyalit tespit edildi Haber

Van Gölü’nde şu ana kadarki en büyük mikrobiyalit tespit edildi

Türkiye'nin en büyük gölü olma özelliğini taşıyan Van Gölü'nde şu ana kadarki en büyük mikrobiyalit keşfedildi. Daha önce 18 metre civarında dünyanın en büyük mikrobiyalitinin tespit edildiği Van Gölü'nün Bitlis'in Adilcevaz kısmında yeni bir keşfe imza atılarak, 34 metre 60 santimetre boyunda mikrobiyalit bulundu. Van Gölü Havzası'nda, sportif dalışlar neticesinde yapı ve şekil bakımından farklı yeni mikrobiyalitler tespit edildi. Adilcevaz Yukarı Deniz Derneği Başkanı Cumali Birol, sportif dalışlar neticesinde üst çapı 15 metre olan ve palmiye ağacına benzeyen mikrobiyaliti keşfettiklerini belirtti. Birol, “Van Gölü Havzası'nda bugüne kadar bulduğumuz en büyük mikrobiyaliti görüntüledik. 1993 yılında ağ parçasının takılmasıyla başlayan bu serüven Adilcevaz açıklarında yaklaşık 34 metre 6 santimetre bir mikrobiyalite denk geldik. Üst çapı yaklaşık 15 metre çapında olan bu mikrobiyalit bugüne kadar bulduğumuz en yükseğidir. Bu mikrobiyalitlerin turizme açılması, jeosit alanı ile ilgili yapmış olduğumuz çalışmalar devam etmektedir. Mikrobiyalitlerin jeosit alanı ile ilgili çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanlığından beklemekteyiz. Dolayısıyla Adilcevaz'daki Van Gölü Havzası'nda mikrobiyalitlerin turizme kazandırılması noktasındaki çalışmalarımız devam etmektedir. Dalış okulumuz şu anda bu konudaki çalışmalarına devam ediyor. Netice itibari ile sportif dalışta bulmuş olduğumuz mikrobiyalitler, Van Gölü Havzası'na bir nebzede olsa ışık tutacağına inanıyorum” diye konuştu. Buldukları mikrobiyalitleri palmiye ve sedir ağacına benzettiklerini sözlerine ekleyen Birol, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu bulduğumuz mikrobiyalit cinsi asıl mikrobiyalit tufa değil. Mikrobiyalitler bazen palmiye, bazen sedir ağacına, bazen de ejderha kafasına benzer. Eşsiz güzelliğiyle dalış severleri Van Gölü'ne bekliyoruz. Bu noktada yapmış olduğumuz çalışmaların tümü ilçemiz ve ilimiz içindir. Van Gölü Havzası'nda yapmış olduğumuz çalışmalar ortada zaten. Bununla ilgili çalışmalarımız ileri ki dönemlerde sürecek. Bulduğumuz bu en büyük mikrobiyaliti kayıt altına aldık. İleriki günlerde daha farklı mikrobiyalit cinsine rastlayacağımıza eminim.”

Türkiye’deki 430 kelebek türünden 230’u Van Gölü Havzası’nda uçuyor Haber

Türkiye’deki 430 kelebek türünden 230’u Van Gölü Havzası’nda uçuyor

Zengin florası, yüksek rakımı ve eşsiz doğasıyla çok sayıda canlıya ev sahipliği yapan Van Gölü Havzası, Türkiye’de yaşayan kelebek türlerinin yarısından fazlasına ev sahipliği yapıyor. Türkiye'de tespit edilen 400’den fazla kelebek türünden 230'unu bünyesinde barındıran Van Gölü Havzası, endemik türlerle doğaseverlerin ilgi odağı oluyor. Van ve Bitlis’teki doğa fotoğrafçıları ile kelebek gözlemcileri de her yıl nisan ayı başından eylül ayı sonuna kadar olan 6 aylık zaman diliminde farklı dönemlerde ortaya çıkan endemik kelebek türlerini kayıt altına alıyor. Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Öğretim Görevlisi ve kelebek gözlemcisi Oktay Subaşı, Doğu Anadolu Bölgesi'nde kelebeklerin tür olarak yoğun yaşadığı yerlerden birinin Van Gölü Havzası olduğunu söyledi. Oktay Subaşı; el değmemiş doğası, yüksek dağları, sulak alanları, çayır ve meraları, zengin bitki örtüsü, zirai ilaçlamanın diğer bölgelere göre daha az yapılması gibi faktörlerin Van Gölü Havzası’ndaki popülasyon ve tür çeşitliliğinin zenginliğinde önemli etmen olduğunu söyledi. 23 yıldır Van Gölü Havzası’nın kelebek türlerini fotoğrafladığını belirten Subaşı, özellikle “Romanov Gelinciği”, “Step Fistosu”, “Işgın Zümrütü” ve “Zegris” gibi endemik ve değerli kelebek türlerinin Bitlis bölgesinde, “Rosenin Çokgözlüsü”, “Şehzade”, “İran Ateşi”, “Çok gözlü Van Esmeri” gibi kelebek türlerinin de özellikle Van ve çevresinde yaşadığını ifade etti. Subaşı, “Bitlis ve Van illeri, Van Gölü Havzası kelebek türleri açısından oldukça büyük zenginliğe sahip. Türkiye’deki toplam tür sayısı 430 civarında. Van Gölü Havzası’nda ise Bitlis ve Van illerinde bu türlerin 230’a yakını görülmekte ve uçmaktadırlar. Ayrıca Van Gölü Havzası’nın bir başka özelliği de bu bölgede uçan türlerin büyük bölümü birçok özel türe ev sahipliği yapmaktadır. Van Gölü Havzası’nda uçan kelebeklerin büyük kısmı Türkiye’nin başka bölgelerinde pek görülebilen türler değil. Bunlar mesela Van’ın Çatak ilçesinde uçan “Şehzade kelebeği”, bunun dışında yine Bitlis ve Van’da gözlemlenebilen “Romanov Gelinciği” kelebeği, “Işgın Zümrütü” kelebeği, “Çokgözlü Van Esmeri”, “İran Çokgözlüsü” ve “İran Ateşi” gibi birçok farklı kelebek türü sadece Van ve Bitlis görülebilmektedir” dedi.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
TOURISMJOURNAL En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.